“Tamam” dedim Gurbuz bey’e.
Hic kolay olmamisti bu karari vermek . Uzun degerlendirmelerin, uykusuz gecelerin ardindan, nihayet karar vermistim. Muhendis olarak Tarimsal Arastirmalar Genel Mudurlugu’ne gececektim. Bizzat Genel Mudur tarafindan yurt disina master egitimine gonderilme sozu verilmisti ama nihayetinde bir sozdu bu. “Kusura bakma olmadi” denildiginde, neden olmadi diye bilme sansim yoktu. Ustelik son Tarimsal Uretim ve Gelistirme Genel Mudurlugu denetimi, Baskanlik katinda benim ile ilgili bir antipati de olusturmustu ve ayridiktan sonra Kurula geri donebilmem imkansiz gozukuyordu.
Nitekim bu gunlerde donem arkadaslarimin Basmufettislik kararnamesi yazilmis ve benim ismime bu listede yer verilmemisti. Sebebini Kurul Baskani Orhan bey’e sordugumda, “Sen zaten ayriliyorsun Kuruldan. O nedenle yazmadik.” diyecekti ama asil gerekcenin bu olmadigini her ikimiz de biliyorduk.
Buyuk bir risk aliyordum ama bu firsati kacirir isem birdaha yakalayamayacagimdan da emindim.
Kararimi memnuniyet ile karsiladi Gurbuz bey.
– “Onumuzdeki gunlerde, Bakanlik calisanlari arasindan mulakkat ile muhendis alacagiz. Basvurunu yap ve sinava gir. Bize gecisin de usulune uygun olsun.”
Yaklasik bir ay sonra ben mulakat heyetinin onundeydim. Belgelerimi inceleyen bir heyet uyesi saskinlikla yuzume bakti;
-“Herkes Teftis Kuruluna gecmek ister, sen mufettissin ve bize gecmek istiyorsun. Neden?”
Heyet baskani Genel Mudur Yardimcisi Huseyin Sungur idi. Heyetin huzuruna ciktigimda, onundeki belgeler ile mesgul oldugundan beni farketmemisti. Soru dikkatini cekti ve basini kaldirdi. Goz gozel geldik. Soguk bir ifade ile;
–“ Karar verdin demek.”
Sonra, benim cevap vermeme firsat vermeden, durumumu kisaca ozetledi heyet uyelerine.
Bana herhangi bir soru sormadilar ve cikabilecegimi soylediler. Genel Mudurlukten ayrilmadan once bu vesile ile tanistigim ve bir cok konuda yardimini esirgemeyen Daire Baskani Ahmet Cansizin yanina ugrayip, olup biteni anlattim. Netice belli olunca haber vermesini rica ettim.
Ertesi gun telefonun diger ucunda Ahmet Cansiz vardi:
-“Ustad; aksam komisyon degerlendirmesini bitirmis ve kazananlarin listesi taslak olarak hazirlamisti. Baktim listede senin ismin yok. Once sasirdim, sonra nedenini sordum. Senin sirf yurt disina gidebilmek icin kurum degistirdigini bu nedenle elediklerini soylediler. Bu kisiye soru sormamisiniz ve biliyorsunuz bu kisi mufettis. Yarin bana ne sordunuzda cevap veremedim. Beni hangi gerekce ile elediniz derse, ne diyeceksiniz? Ustelik biliyorsunuz mufettisler soru sorarken once “annenin adi, babanin adi” diye baslarlar dedim. Kisa bir tartismadan sonra ismin listeye eklendi.”
Sonraki gunler sitres dolu gunlerdi. Kurumlar arasi gecis islemleri agir aksak ilerliyor, ben bir yandan Amerikada bir universite bulmaya calisiyor biryandan yurt disina gitmem kesinlesene kadar gecis islemlerinin bitmemesi icin dua ediyordum.
Amerikada bir universite bulmam konusunda donem arkadasim ve benden bir yil once Amerika’ya gitmis Mehmet Ai Kati’nin buyuk yardimini gordum. Nebraska Universitesi Agronomy bolumunde Prof. Dennis L. McCallister’dan benim adima kabul alacak, universitedeki kayit islemlerinden, ev tutmaya, kullanilmis esya satan marketlerden ev esyasi duzmeye kadar hemen her konuda hic bir yardimi esirgemeyecekti.
Tarimsal Arastirmalar Genel Mudurlugu’ne gecis islemlerim tam da istedigim hizda gerceklesti. Resmi olarak Genel Mudurluk personeli oldugum tarihte Nebraska Universitesinden kabul almistim ve bir haftalik bir kosusturmacadan sonra, 1998 yili kis donemi egitim programina yetisecektim.
Iste bu son hafta kosusturmasi icerisinde, elimde yurt disi egitimine gonderilmeme dair bir komisyon karari, komisyon uyelerinin imzalarini tamamlamaya calisiyordum. Komisyon karar vermis ama kararin yazimi sonraya kalmisti. Bu arada vize islemlerimiz tamamlanmis ucak biletlerimiz alinmisti. Dolayisiyla iki uc gun icerisinde bu imzalari tamamlatmam gerekiyordu.
Yanlis hatirlamiyor isem Mustesar, Mustesar Yardimcilari ve birkac Genel Mudurden olusan 6-7 kisilik bir komisyondu. Makamlari tek tek dolasarak imzalari tamamlatiyordum. Sirada yeni Genel Mudurlugum vardi. Gurbuz bey yurt disi seyehatinde oldugundan yerine Huseyin Sungur vekalet ediyordu. Persembe gunu mesai bitimine bir saat kala makaminda idim. Ucak biletim Cumagartesi gunu icindi. Dolayisiyla imzalari tamamlatabilmem icin benim yalnizca bir gunum kalmistim.
Sekreter hanim Huseyin bey’in bir dakika once ciktigini, eger acele edersem binadan cikmadan yakalayabilecegimi ve karari imzalatabilecegimi ifade etti. Soyledigi gibi kosar adim yetistim Huseyin bey’e. Soluk soluga anlattim durumun aciliyetini ve komisyon kararinin icinde oldugu napayi uzattim. Almak icin herhangi bir hamle yapmadi Huseyin bey. Elim havada kalmisti. Yuzume bakti ve soguk bir ses tonu ile;
– “Sen mufettis adamsin, bilmen lazim boyle seyler ayak ustu imzalanmaz.”
Komisyon kararini sekreter hanima birakmak uzere Huseyin bey’in makamina geri donerken anlamistim, mufettislik zirhini cikarmanin ne kadar riskli bir durum oldugunu ama pisman olmak icin artik cok gecti…
